aslında "pırıl pırıl bir aklın eksilmeyen ışığı" nı izlemek için harika bi gün.yani eternal sunshine of the spotless'i.
oturmuşsun evinde yanında en sevdiğin ve sadece birer kahve eşliğinde yada kimbilir şekerli tarçınlı bi kaç kurabiye refakatinde herkesin kendi dünyasında tasavvur ettiği yorumlarla filmin seyrine dalmak dalarken düşünmek -acaba ben napardım? diye...
yağmur sesleri dışardan gelmez bu esnada.çünkü usul usul yağıyor kendisi.hissettirmeden...öyleki, öyle içten içe kimseye belli etmeden yağar göklerdeki.
ne güzeldir bir bahar yağmurunu ıslanmadan izlemek sevdiğin bi mekanda.ve yağmurdan sonraki damlaların aksi cama vuran...toprakla bütünleşmesinin kokusu.sevinç çığlıkları gizli aslında tüm o çimen kokusunda.ahh toprağa sorsan ne memnun ne mesut hayatından.beklediği gelmiş,sevdiği gelmiş çook uzaklardan...
bi zamanlar bi hikaye dolanırdı etrafta.çiçeğin suya hasretiyle ilgili.çiçek oradadır su da yanında.ama su vermez çiçeğe en ihtiyacı olduğu şeyi.suyu...
yataklara düşer çiçek.tabib çağırır su çiçeğe.tabib başı önde vaziyetinden hoşnutsuz kızar gibi konuşur çiçeğe
su...
çiçek susuz kalmış...
kimse sevdiğini susuz bırakmasın.hayat yemek içmek nefes almaktan ibaret değil çünkü.sevgi gibi yüce bir duygu var.insanı insan yapan kalbinde barındırmayanı insanlıktan çıkartan.
umarım benim içinde ve herkes içinde kollarınızı açtığınızda sevginizi göstermek için
hani "beni ne kadar seviyorsun"dendiğinde
en geriye kadar açıp kollarınızı ama olmuo seni bundan daha fazla sevioyorum.dünyalar kadar uzay kadar sonsuz kadar demek nasip olur.
ben şimdi o kollarımı kocaman açıp seni işte bukadar seviyorum demenin yetmiyeceği kişinin yanına gidiorum.biriciğime...
SEVGİ,KOLLARIN DAİMA AÇIK DURUŞUDUR.SEVGİ İÇİN KOLLARINIZI KAPATIRSANIZ,KENDİNİZ DIŞINDA TUTACAK HİÇ BİRŞEYİNİZİN KALMADIĞINI GÖRÜRSÜNÜZ...
DUDAK PAYI
Çay bardağında
Bırakılan dudak payı
Kadar bile
Uzak kalamam
Gözlerine
Yakın olsun isterim
Ellerime ellerin
Yanındaki beton binaya
Yaslanması gibi
Köhne bir evin
Seni bir çivi
Gibi çaktım
Çünkü beynime
(Sunay Akın)
sevgi
üşüyorummmm
doya doya bahar
sanırım herkes için çok güneşli bir hafasonuydu her anlamda.hava çok güzeldi artık yaza döndüm dönücem derken heh işte döndü gibiydi.
adalardaydık pazar günü sevgilimle.minik bi aksiliğin dışında herşey çok güzel ama güzel olduğu kadarda yorucuydu.
sirkeciden kalkması gereken ada vapuru kışın yapılmayan tadilatın yaza bırakılması sonucuyla bakıma girmiş olması bizi mecburen kabataşa yönlendirdi.gitmeden önce şehir hatları müşteri hizmetlerine telefon açtım.nerden ve saat kaçta kalkıo, internetteki bilgileriniz nekadar güncel diye sordum.muhatabım bayan 12.30 da kabataştan dedi ve bana ii yolculuklar diledi:)
saat 12.20
kabataştayız
biliniz bakalım nooldu.vapur tam 20 dakika önce kalkmış.ahh ne sürpriz. dahası bidahaki vapur saat 14.00 da.yalnış bilgilendirilmekten dolayı müşteri hizmetlerini kınıyorum.hıh.....
halbuki ne de güzel simitlerimizi, suyumuzu, eriklerimizi almış yola çıkmaya tam tekmil hazırdık.bu yüzden azmettik ve vazgeçmedik.simitlerimizi hemen olay mahalinin yanındaki çay bahçesinde denizimize bakarak güzel çaylar eşliğinde içtik.birazda yürüyüş yapıp sarmaşık vaziyetimizi az buçuk atlattıktan sonra vapurunda gelmesiyle yola çıktık.
gidiceğimiz yer büyükada yani en son ada.gerçekten uzun bi yolu var git git bitmio.dışardaydık ve çok güzeldi deniz, güneş, sevgilinin elleri, deniz kokusuna karışan aşk kokusu....
zaten bi aile havasındaymışız gibiydi yan tarafımızdakilerle.onlar bize çekirdek ikram etti biz onlara erik.derken nihayet adalara geldik.insani ihtiyaçlarımızın gözetiminde daha fazla duramıyacağımızdan hemen yemek yemeye koştuk.güzel bi sultanahmet köftesi, piyaz, patates ve içicekler ve çok güzel ada manzarası.köftelerin gelmesi biraz uzun sürdü azıcık söylendim ama olsun.
neyse hemen sonra kendimizi faytonda bulduk.ata binmek ne hoş ama şu at dışkısı kokusu olmasa.heryer at b...u kokuo.kendini güvende hissetmeyen sevgilimin inelimmi artık soruları bitmeyince ve adanın en tepesine çıkmak için yürümemiz gerekince at meydanında indik.
önceden söyledim kendisine yukarda çok güzel bi manzara var gerçekten harika ama çok dik çok uzun bi rampadan ziyade yokuşu var.kabulmü?
kabul....
çık çık bitmez.dilimiz damağımız kurudu.ha geldik ha gelicez yok yine bitmez.bende çaktırmıyorum çünkü çıkalım diye ısrar eden benim.bi de düşündüm daha önce gittiğimde çok beğenmiştim ama bu 6 sene önceydi.acaba zevklerim değişmiş olabilirmi belkide şimdi güzel gelmicek fln dedim ama gerçektende yine çıktığımıza yorgunluğumuza değicek bi manzarayla karşı karşıya kaldık.
adanın en zirvesinde kilisenin olduğu yerde kayaların üstünde.o mavi mavi,pırıl pırıl bir gökyüzü enfes temiz bi hava,kalabalıktan uzak sakin huzurlu sevgiliye sarılınca dahada bi mutlu mesut.. ben, o, adalar.......
ahhhhhhhhhhhhhhhhhhhh
istanbula dönmek istemio insan.başlıosunuz buralarda evler kaça acaba demeye.çoğu ev kapalı zaten.muhtemelen yazlık modunda olduğu ve sezonda açılmadığı için panjurları sıkı sıkıya kapalı.ağzımızın suyu aka aka geri döndük.dönerken faytona binmeden yürüyerek geldik ama yol çok uzunmuş. bisüre sonra parmaklarım sızlamaya başladı artık.
bi de adalara girdiğimizde bismillah kapıdan bi çıkıosunuz sağlı sollu wafflecılarla karşılaşıosunuz.o waffle kokusu aç bedenleri bi tür hipnos edio sanki ama iradenize bizim gibi yenik düşmeden ordan geçip gitmeniz gerekio.e tabii diette değilseniz o ayrı:)
işte böyle.sonra bindik yine vapurumuza döndük istanbuladönerken martılarda eşlik etti bize üstelik hemde istanbula kadar:)vapur halkıda onları boş geçirmediekmek verdiler martılara bizde neşeli neşeli onları ve arkalarındaki batan güneşi izledik.
saat 10da evdeydim.kabataştan eve dönüş çok daha uzun.umarım en yakın zamanda bu tadilat olayı biter sirkeci hattının.çünkü biz bunu en kısa zamanda yeniden yapmak istioruz.tabiiki bol vakitte gezmek istioruz adayı.hatta adalararası gidip gelmek mesela.
bakalım bi dahakine inşallah
:)
erguvanlar
2 sene önce hemen hemen bu zamanlarda aslında tamda erguvan mevsiminde aldığım bi kitaptır ERGUVANLAR AÇARKEN. Hazin ve oldukça imkansız bi aşkı anlatan kitap yazar Bülen Akkurt'un gerçek hayat hikayesidir.Şimdilerde yeniden aklıma düştü erguvanlar açarken.Aksilikdir ya sevdiğim bi arkadaşıma vermiştim geçen sene okusun diye.Kendisi ne okudu sonuna kadar ne de okuyamadığı için geri verdi kitabımı.Ben nekes biri diilim,paylaşmayı severim ki özellikle sevdiğim başarılı bulduğum eserleri, filmleri,müzikleri mutlaka bi şekilde başkalarıda görsün,okusun kısaca haberdar olsun isterim.Ama kitaplarım konusunda bu denli hassas olupta bu kadar önemsizmiş gibi davranılması beni sinirlendiriyo açıkcası.Bu yüzden mutlaka geri getireceğini bildiğim ya da okuyacağından emin olduğum insanlara vermeyi tercih ediyorum.Geri kalanıda beni cimri pinti bilsin umursamıyorum.
Kısaca lütfen benden kitaplarımı istemeyin ille de istiosanız geri verin yaa.....sözüm meclisten dışarı!!!!
ERGUVANLAR....
G.P 'ndan gelen davetle birlikte erguvan merakım artmış bulunmakta.Cumartesi günü boğazda erguanları izleme etkinliği var.Düşünüyorum da nasıl güzel bir renk cümbüşü olucak.Diğer yandanda her tarafta laleler açmaya devam edio.İstanbul kısa süreliğinede olsa meteorlu görüntüsünü bi kenara atıp bol çiçekli böcekli bi görüntü sergilicek.hazır baharda gelmiş ya kim tutar bizi.??? dicem ama diyemiyorum çünkü cumartesi günü çoktandır ertelediğimiz eskiden birlikte çalıştığımız bi iş arkadaşımızın yeni evine gidicez.Evlendiğinden beri henüz daha hiç görüşmedik.Dün ev hediyemide aldım.Akşam kankada kalınca onuda işe taşımak zorunda kaldımki kollarım resmen koptu.:)
Cumartesi erguvan izlemeye gidemioruz ama pazar günü erkenden kalkıp sevgilimle adalara gitmeyi planlıyoruz.Planımıza engel olabilicek tek şey hava muhalefeti.Ben kepekli sandiviçler yapıcam vapurda giderken çayımızla yicez.uzun yürüyüşlere çıkıcaz,bisiklet kiralıcaz,faytona binicez.Hayali bile harika.Bian önce gelsin haftasonu noolur...hem aşkımıda çok özledim yine.o da beni özlemiş.Zaten bi ifadesi var aklımda takılı kalan.Anlatamam nasıl bi bakış olduğunu.Nasıl içten ve sevgi dolu aşk dolu.Bu duyguların yüze nasıl yansıdığına bizzat şahit olmuş ve her daim olan biri olarak ona iyiki varsın diyorum.iyiki var ve iyiki benim sevgilimsin....seni seviyorum
barış,mutluluk
barış,mutluluk

insanların sıkışan elleridir barış
dünyanın masasındaki ekmektir
gülümsemesidir annenin
budur yalnızca
başka birşey değildir barış
Bundan 20 yıl sonra , yaptıkların değil yapamadıkların içinüzüleceksin.
Dolayısıyla halatları çöz. Limandan uzaklara yelken aç.
Rüzgarı yakala araştır, düşle, keşfet.
Yapabileceğin kadar söz ver.Sonra Söz verdiğinden daha fazlasını yap.
Oturarak başarıya ulaşan tek yaratık tavuktur.
Dalın ucuna gitmekten korkma. Meyve oradadır.
Günün sonunda kendini bir sokak köpeği kadar yorgun hissediyorsan,
bu belki bütün gün hırladığın içindir.
Başlamak için en uygun zamanı beklersen hiç başlamayabilirsin.şimdi başla!.
şu anda bulunduğun yerden, elindekilerle başla.
Gülümsediğinde güzelleşmeyen bir yüz hiç görmedim.
Kimi zaman içindeki sessizse uzmanlardan daha fazla güven.
Aerodinamik yasalarına göre , o tombul ve tüylü arının hiç uçmaması gerekiyordu.
Herhalde bunu Ona hiç kimse söylemedi ki, uçuyor
Zamanlarının büyük bir kısmını para kazanmak ve saklamakla geçiren insanlar sonunda,
en çok istediklerinin satın alınamayacak şeyler olduğunu anlarlar.
Öteki insanlardan daha akıllı ol.Yalnız bunu onlara söyleme!
Mutlu olmanın en garantili yolu bir başkasını mutlu etmektir.
HAYATTA YA TOZU DUMANA KATARSIN ,YA DA TOZU DUMANI YUTARSIN.
İyi çalışan ,sık gülen ve çok seven başarıyı elde eder.
İnsanın tüm evrende kesin olarak düzeltebileceği tek bir şeyvardır:
KENDISI...
